Geçen gün otomobilsiz bir kentimiz oldu

Geçen gün otomobilsiz bir kentimiz oldu
24 Eylül 2014 Çarşamba, 00:21:35 Güncelleme:25 Eylül 2014 Perşembe, 01:19:46

Dicle Keskinoğlu
dkeskinoglu@htgazete.com.tr
Siz bu satırları okurken, İzmir’deki caddeler tekrar trafiğe açılmış olacak.
Hatta Otomobilsiz Kent Günü’nün üzerinden 2 gün geçmiş bulunacak.
Biz Külkedisi İzmirliler’in hayali bir günlüğüne gerçekleşecek belki, ama rüya çabuk bitecek, balkabağına dönüş yapılacak.
22 Eylül günü, İzmir’in en merkezindeki, en dar, en işlek ve en çok araba park edilen bulvarlarından birisi olan Plevne, trafiğe kapandı.
Maksat; Avrupa Hareketlilik Haftası’ndan yola çıkarak, sürdürülebilir, çevreye duyarlı ulaşım yöntemleri ve kent içi ulaşımda hareketliliğin özendirilmesi.
Ne yalan söyliyeyim yolun sessizliğine, sakinliğine özendim.
Önce kendi söylediklerimi, sonra karşıdan geçenlerin seslerini duyabiliyor olmayı çok sevdim.
Karşıdan karşıya geçmek için önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola, neme lazım burada sürücüler asla yeşilde durmaz deyip tekrar sola, bir daha sağa son kez sola derken ışığı kaçırmadan, varmaya çalıştığım noktaya ulaşmaya bayıldım.
Bence o gün Plevne Bulvarı’nı kullanan herkes bu fikre bayıldı.
Hani yol boş bile olsa, eninde sonunda orası arabalara ait olduğu için, hızlı hızlı yürümeli, yegane amacımız kendimizi güvenli bir liman olan kaldırıma atmak olmalıdır ya, işte ben hep o yolun ortasında durmak istemişimdir.
 
SALINALIM, YAYILALIM!
 
Garip bir talep zaten merak etmeyin aynı zamanda, hiç bir zaman gerçekleşemeyecek bir istek ama gelin görün ki, 22 Eylül’de bu mümkün oldu.
Kader bu ya, bu sefer de elim gitmedi, ayağım sürmedi, terbiyem müsade etmedi.
Sanıyorum alışmadık yolda yaya duramadı.
Halbuki bir daha ne zaman bu fırsat elimize geçecek, yol bizim, ortasından yayıla yayıla, sallana sallana yürüyelim, durup düşünelim, yavaşlayıp bakınalım, otomobilsizliğin tadını çıkaralım değil mi?
Muhtemelen bir yandan 3 yaşındaki kızımın elini tuttuğum ve bunun geçici bir durum olduğunu anlayamayacağından çekindiğim için yapamadım ama yapanları gördüm, yüzlerinde muzip bir ifade olduğuna birebir şahit oldum.
Demek ki, şehirdeki ufak değişiklikler bile insana iyi geliyormuş.
Demek ki her insan arada bir özgürleşmek istiyormuş!
 
HAZIRLANMALIYIZ
 
Bir ton eşyam, iki adet küçük kızım olduğu için genelde arabayı tercih ediyorum. Ama ne yalan söyliyeyim, yurt dışına gittiğimde çoluk çocuk bisiklet kullanan, hatta bunu yılda bir kere organizasyon eşliğinde değil, hayatının parçası haline getiren insanları görünce inanılmaz hayıflanıyorum.
Ben de onlardan birisi olmak istiyorum.
İşte bu yüzden Otomobilsiz Kent Günü’nü destekliyorum. İleride bu günlerin haftalara hatta yıllara dönüşmesini de dört gözle bekliyorum.
Ancak sanıyorum birazcık daha hazırlık yapmalıyız.
Plevne Bulvarı’nda emaneten değil cidden yaya kalmalıyız. Bakın mesela ben kızımın, yarın ve sonraki günlerde isteyeceğini bildiğim için hiç kalkışmadım.
Bugünlük değil, ömürlük diyeceğimiz günlerde, Plevne’de, Şair Eşref’te, Mustabey’de, her yerde, görüşmek üzere!
Mümkünse otomobilsiz, sorunsuz, bol oksijenli ve bisikletle!